İnsani Lobotomi

YAZAR - Aralık 09, 2018


 İnsan güzel adamları ve güzel kadınları "görüyorsa" hâlâ, hâlâ "bakıyorsa", aklından "Acaba?" diye geçiyorsa, aslında o kadar da dolu değil midir içi? Bir boşluk mu vardır aslında? Ondan mı yani mesela? Liseli bir meram gibi görünen bu bahis, derdi ömürlüktür esasında. Eğer bir tür "kalbî lobotomi" olabilseydi, birini sevince artık ömrünün sonuna kadar kafan karışmasaydı hiç, başka bir şeyi, başka kimseyi düşünemez hale getirilebilseydik kendimizi bir ameliyatla... Oh! Ne şahane olurdu. Konu kapanır, işimize bakabilirdik.  - Ece Temelkuran - Nar Kalpler,2006

Geçtiğimiz günlerde Ece Temelkuran'ın Nar Kalpler makalesinde bir kelime çekti dikkatimi; ''kalbî lobotomi.'' İlk okuduğum zaman bunun bir hastalık olduğunu düşünmüştüm ancak cümlenin devamında işin renginin farklı olduğunu fark ettim. Lobotomi kelimesinin ne olduğu ile ilgili internette ufak bir araştırma yaptım, özetlemek gerekirse parçaları olan organların belli kısımlarının alınması olarak geçiyor tanımı. Tıbbi bir terim yani. Tabii Temelkuran bunu daha soyut bir kavram haline getirmiş ve sunmuş okurlarına. Kalbî lobotomi olacak olsaydı insanların sadakatsizlik ve dışa dönüklüğünü minimilize etmek için kullanılacağından ve böylelikle insanların daha mutlu olacağını vurgulamış.

Sevmek beraberinde kıskançlığı mı getiriyor? Kıskançlık diye bir şey gerçekten var mı? Neden kıskanıyoruz? Kıskanmak yanlış atılacak adımların önünü kesmeye olanak sağlıyor mu? Aslında tüm bu soruların sonu koskoca bir bilinmezlik. Artık bir gelenek, ilişkinin tamamlayıcı parçası olmuş kıskançlık. Kıskanıyoruz. Kimi, kimden, neden? Bilmiyoruz. Ancak düşünüldüğü zaman tüm bu girişimlerin sonu endişeye çıkıyor. Mutlu olduğunu düşünen bir insan mutluluğu ve hayatı paylaştığı insanı kaybetmemek için çevresindeki çoğu kişiyi tehdit olarak algılamaya başlıyor. Üçüncü kişi olan bir başka kadın/erkek bir ''acaba unsuru'' olmaya başlıyor. Emek verilen, duyguların paylaşıldığı bir birlikteliği kim ihanet ve yahut üçüncü kişi sebebiyle noktalamak, pardon baltalamak ister ki?

İhanet kişinin nefsinin ağır bir deprem geçirmesidir esasen. Soyutsal tüm kavramlar yerini somut arayışlara bırakmaya başlıyor. Gülüşünü sevdiğiniz insan yerine, daha güzel/yakışıklı bir insan aramak, soyut hislerin ve o çok özel sevgilerin yerini somut arayışlara bıraktığının en net örneğidir. Tüm bu tezlerin ardından dönüp bakıldığında ihanete uğrayan kişi karşı taraf değil, kişinin kendisi oluyor aslında. Zira insan önce kendisini aldatır, önce kendisini kandırır, önce kendisini batırır dibe! İnsanoğlu ne yaparsa önce kendine yapar. Ama iyi, ama kötü...

İhanet kirli kalplerin örneklerinden yalnızca bir tanesi. Kalbi karalar bağlamış insanların dünyaya sunduğu tek kötülük ne yazık ki ihanet değil. Bazen insanın keşke bununla kalsa diyesi geliyor. Ancak en iç içe olduğumuz kitle iletişim araçları, sosyal medya kaynakları bize dünyanın ve insanlığın son halini yeterince açıyor. Belki 10 yıldır cinayetsiz, cinnetsiz, hırsızlığın olmadığı tek bir hafta bitirmemişimdir. Sonunda öyle bir hal alıyorsunuz ki, bu haberleri okuyamaz, bu görüntülere bakamaz oluyorsunuz. İnsanız ya hani, yürek bu da işte... Kaldırmıyor. Hah bu kadar mı? Hiç olur mu? İnsandan bahsediyoruz yahu, bu kadar olur mu?

Hiç insana tecavüz etmiş bir kedi duydunuz mu? Ya da bir bebeği alıp denizin ortasında ölüme fırlatan kedi? Peki bir adamın ellerini, ayaklarını kesen, parçalayan, tekme tokat var gücüyle saldıran bir köpek? Göremezsiniz. Ancak tüm bu insanlık dışı davranışları sergileyen insan görebilirsiniz. Ve tüm bunları öyle ince eleyip sık dokuyarak, planlayarak yapıyor ki tüm bu çabaları var oluşu olan ''insanlığına (!)'' harcamış olsaydı bu insanlar, eminim ki bugün dünya daha yaşanılası bir yer olacaktı.

Aslında şunu demeye çalışıyorum. Temel sorun insanlık. Yukarıda bahsi geçen tüm olumsuz durumlar insanlığın zedelenmesi sonucu ortaya çıkıyor. Sadakatsizliği karşısındaki insana layık gören kişinin de insanlığının temelinde bir kirlenmişlik vardır, hayvanlara cinsel istismarda bulunan kişinin insanlığında da... Artık ne kadar insan tanımlaması yapılabilirse. Zira öyle bir noktaya geliyorum ki onlarla aynı varoluş tanımı olan ''insan'' olmaktan utanıyor, tiksiniyorum. Ancak kalbî lobotomi gibi bir de insani lobotomi olsa, insanlığın sergileyebileceği tüm kötü yanlar alınıp atılsa. İşte o zaman dünya daha yaşanılası bir yer olabilirdi... Evet iyi ve kötü insan ayrımı da olmayacaktı ama kötüye ihtiyacımız neden var ki? 

BENZER YAZILAR

12 Yorumlar

  1. Sizi takip etmiyormusum Instagram blog grubu sayesinde fark ettim öncelikle kaleminize sağlık 😊 iyilik de kötülük de sanki birbirinin imtihanı gibi geliyor bana... Zor bir dünyada yaşıyoruz öyle ki tek bir güzel haber o gününün iyi geçmesi sebebi olabiliyor... (Camdandusler)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, hoşgeldiniz Aslı hanım. Bende sizi takip etmiyormuşum, yorumunuz vesilesiyle dönüş yapmış oldum :)
      Sevgiler ve selamlar

      Sil
  2. Kötüye neden ihtiyacımız var, iyiyi daha iyi tanımak için. Kötü olmadan iyiyi tanımlayamayız ondan gereklidir kötü. Kötüler ne kadar kazanıyor görünseler de arka planda her zaman iyiler kazanır, sürekli kaybeden kötüler de azgınlıklarını atırırlar. Onlar ne kadar saldırganlaşırsa iyiler o kadar çok kazanır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhakkak bir bakış açısı... Farklı fikir kıymetlidir Mehmet.
      Selamlar

      Sil
  3. Dünya iyiler için cehennem.

    YanıtlaSil
  4. iyinin ne olduğunu tanımlamak için kötüye ihtiyacımız olsada , bu kadar kötülüğün açıklaması bu olmamalı bence ... sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, haklısınız... İyiliğin tanımı için kötülüğe ihtiyacımız olduğu konusu insan hurafesi aslında...
      Sevgiler.

      Sil
  5. kesinlikle katılıyorum yazdıklarına
    iyi olmak zahmetli bir uğraş herkes kolayına kaçıp kötü oluyor!!
    Yüreği iyi olanlarla karşılaştırsın Allah hepimizi (AMİN)

    YanıtlaSil
  6. Kötüye ihtiyacımız yok ama o kadar çoklar ki...çekip gidesimiz var ama nereye. Vade dolmadan kavuşma da mümkün değil, buradakileri düzeltebilmekte...En iyisi lobotomi...

    YanıtlaSil
  7. Tamamen iyi ya da tamamen kötü insan olduğuna inanmıyorum.Herkesin içinde biraz ötekinden var.

    YanıtlaSil
  8. çok güzel bir konuda yazmışsın, kıskançlık her açıdan insanı tüketen bir şey

    YanıtlaSil