Ne Kadar Temiz İçerikli - Doğal Ürünler Kullanıyoruz?

YAZAR - Aralık 13, 2018


  • Kullandığımız deterjan, kozmetik, kişisel bakım ürünlerinden tutun, mutfak eşyalarına ve gıdalara kadar hayatımızda var olan ürünler ne kadar doğal?
  • İçeriklerin zararlarından haberimiz var mı?
  • Kimyasallarla kimyamızı bozuyorlar, neden önünü alamıyoruz?
  • Doğal içerikli ürünler neden pahalı?
  • Doğal içerikler gerçekten doğal mı?
  • Fiyat belirleyici bir unsur mudur?
Ürün çeşitliliğinin arttığı, alternatiflerin çoğaldığı son 5 yılda insan sağlığını korumaya yönelik tutum ne yazık ki sekteye uğramış durumda... Öyle bir noktaya geldik ki, ortaya çıkan güzel her ürün mübahtır, içeriğiymiş, insan sağlığıymış, hiç mühim değil... Oysa göz göre göre kimyasallara bulanıp, kimyamızı katlediyorlar, gözümüzün içine baka baka zehirliyorlar bizi. Başka bir açıklaması yok.

İçerik dediğimiz olay nedir?
İçerik dediğimiz olay ürünlerin içerisinde bulunan, ürünü oluşturan maddelerdir. Misal bir şampuanın arkasına bakın, alt kısımlara doğru bir liste ilişir gözünüze. Ne olduğunu bilmediğimiz, anlamadığımız 15-20 isim...
O isimlerin anlamlarını bilmemize de çok gerek yok, özetle zehir.
Sadece şampuan mı?
Elbette hayır.
Kozmetik ürünlerinde, tüketilen gıdaların çoğunluğunda, temizlik ürünlerinde... Ve daha bir çok üründe. Özetle içeriği zarar ve zehirle dolu ürünler hayatımızın her anında bizimle birlikte...

İçeriklerin zararlarından haberimiz var mı?
Gelişen teknolojinin göbeğinde yaşayan, televizyon ve internet gibi nimetlere sahip bizlerin bugün bunlardan haberdar olmaması pek olası bir ihtimal değil. Zira televizyon programlarında muhakkak haftada bir konuya değinen bir yayına denk gelmek mümkün. Hepsini geçelim, doğal içerikli (diğerlerine oranla en azından...) ürünlerin üzerindeki doğal ürün ibaresinden yola çıkarak bu kanıya varmakta mümkündür.
Sağlık bakanlığının, doktorların sık sık dile getirdiği kanseri tetikleyen (ki burası önemli bir husus, kanser yapan değil, tetikleyen ürünlerdir. Zira kimse şampuan kullandığı için kanser olmuyor. Ancak kanser olma ihtimaline yüzdelik bir dilim eklemiş oluyor.) ürünlerin kullanımının azaltılması uyarılarına denk geliyoruz.

Ancak firmaların bugün hemen hemen hepsinin alternatifte bulunan bir B planı mevcut. Kimyasallarla dolu ürünlere karşı sergilenen boykot niteliğinde tepkilerin ardından firmalardan hızlı bir geri dönüş görmek mümkün. Slogan tahmin edileceği üzere; ''Doğal, temiz içerikler...'' Gerçekten böyle mi, işte burası tartışmalı.
Örnek vermek gerekirse bugün hemen hemen çoğu şampuanda SLS adı verilen maddenin ismi değiştirilerek sözüm ona doğal içerikli ürünlerin içerisinde yer alıyor... Bu insan sağlığıyla kumar oynamanın en gerçek yüzüdür.

Doğal içerikli ürünler gerçekten doğal mı?
Bu konu tartışmaya çok açık bir konu aslında. Ancak doğal içerik imzası taşıyan ürünlerin çoğu (aldatmaca seven markalar hariçtir) bugün içerisinde trilyon kimyasalla satılan ürünlerden daha temiz. Bu bir gerçek. Bunun içinde araştırmak, daha medikal ya da daha kozmetik yerine sağlık metodunu koruyan markaların diğerlerine nazaran temiz ürünlerini seçmek en doğrusu olacaktır. Bir noktadan sonra savunduğum tez, en iyisini bulamazsın, ama en kötüsünden daha iyisini bulmak her zaman mümkündür. O yüzden kötünün iyisini seçmek bir nebze vicdanı rahatlatabilir.

Doğal içerikli ürünlerin pahalı olması;
Bir türlü anlamlandıramadığım bir durum.
Diğer ürünlere göre tek farklı vaadi temiz içerikken bu kadar pahalı olması neden, bilmiyorum. Medikal ürünlerin market ürünlerine istinaden daha pahalı olduğu bir gerçek, ancak insanın bu hususta ''madem içeriğe o kadar kimyasal ve o kadar özellik eklemiyorsun bu fahiş fiyat neden?'' diye sorası gelmiyor değil...

Tamamen doğal ve gerçek içeriğe sahip bir ürün bulmanın çok fazla mümkün olmadığı şu dönemde en temiz sabunları, en temiz deterjanları, şampuanları, kozmetik ve kişisel bakım ürünleri seçmenin bireysel sağlığımız açısından önemini unutmamalı, bu konuda azami özeni göstermeliyiz diye düşünüyorum...

BENZER YAZILAR

32 Yorumlar

  1. kesinlikle katılsamd a ben pek dikkat etmiyorum maalesef. Daha ziyade fiyata dikkat etsem de içeriğe de önem vermeli artık ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimizin dikkat etmesi gerekiyor aslında. Ama işte kaynıyor hep arada :)))

      Sil
  2. Dediğin çok doğru.Hersey de kimsayal var.Amma bunun önünde geçilmiyor. Yurtdışında doğal ürünler çok pahalı değil. AMA Türkiye de fiyatları çok pahalı.
    Artık ne yapacağını insanlarda bilmiyor.Acikcasi ben uretmedigim taktirde herşeyde kimyasal olduğuna inaniyorum.
    Bu yararlı yazı için teşekürler canim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğal ürün hassasiyeti olan, özellikle bu ürünü tercih eden insanların ceplerine ne yazık ki sağlık sloganıyla giriyorlar. İnsanlar kazıklanırken sağlığım için doğrusunu yaptım avuntusunda yaşıyor. Oysa ne acıdır ki insanların sağlığıyla tehdit oluşturup kazanç elde etmek... Ne diyeyim bilmiyorum. Çok uzun bir konu, nereye el atsa elinde kalıyor...
      Selamlar.

      Sil
  3. Kesinlikle haklısın ama artık öyle bir dönem içindeyiz ne alırsak alalım bütçemiz çerçevesinde alışveriş yapabiliyoruz.Günümüz şartlarına göre de maalesef ki içerik öncelikleriniz sorasında geriye düşebiliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız, hakkımızda hayırlısı olsun demeden geçemiyorum...

      Sil
  4. Bir kimyager olarak o içeriklerin ne anlama geldiğini iyi biliyorum.Maalesef kimyasalların çoğu insan sağlığı için zararlı etkilere sahip.Çok haklısınız.Doğala ulaşmak da bir o kadar zor.Faydalı bir yazı olmuş. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda en doğruları söyleyecek olan sizlersiniz o halde... Haklısınız.
      Çok üzücü bir durum değil mi ama? Koskoca bir ihanet, sağlığımıza...
      Selamlar.

      Sil
  5. müzdarip olduğum bir durum. son iki senedir bu durumun farkındayım ve elimden geldiğince doğal yaşamaya çalışıyorum. Sadece Türkiyede değil bütün dünyada pahalı olduğuna inanıyorum. en azından farkındayız diyorum bir şeylerin. güzel ve gerekli bir yazı olmuş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne olacağını bilmiyorum, hasretim sanırım eskiden anne babalarımızın yaşadığı bugüne nazaran doğal hayata.

      Sil
  6. Kimyasallarla kirlenmemiş ham madde temini zor olduğu için doğal ürünler daha pahalı zannedersem.Bir de koruyucu madde kullanılmayan gıda ürünlerinde fire daha çok olduğu için fiyat yükseliyor.Tarım ürünlerinde de verimlilik daha az oluyor.Tüm bunlar da fiyatları etkiliyor haliyle.Doğal üretim endüstriyel üretime nazaran daha zor ve maliyetli maalesef.Tabi bu durumu kullanarak gereğinden yüksek fiyat koyan firmalar da olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fiyat farkı makul ve kabul edilebilir değil, bu yüzden benim isyanım aslında.
      Misal 1 tane küp sabunun satışı 30 tl olamaz, nasıl işlerseniz işleyin, nasıl üretir ve doğadan elde ederseniz edin içeriğini. Yine o fiyatı yapıştıramazsınız, yapıştırırsanız o işte bir bit yeniği aranır.
      Bahsettiğim durum da bu aslında, tüm ürünlerde bugün bu strateji izleniyor. Önce fiyatı bindir, insanların gözlerini boya, sonra da ''en sağlıklısı bu'' diyerek insanlara sağlıkları üzerinden ajite atmosferi sun. Bu hırsızlıktır, haktır.

      Sil
  7. Bir şeyin doğal olup olmadığını anlamak artık oldukça zor. Doğal dedikleri şeylerin doğallığından da şüphe ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef doğal çıkmıyorlar zaten. En üzücü yanı bu.

      Sil
  8. Ben çağımızda malesef ki hiçbirşeyin temiz içerikli olduğuna inanmıyorum.Frosh ürünlerini mesela çok severek kullanıyordum ama onda da birşeyler cıkmış Alman haberlerinde gördüm🤦🏻‍♀️Saldım vallahi tüm hormonlu gıdaları getirin bana alayını yiyeceğim anksiyete sahibi oldum be!🙄😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam diyoruz ki budur, hooop güme geliyoruz. Şans yok yahu şans :)

      Sil
  9. Genellikle doğalcıyız biz. Özellikle gıda konusunda buna dikkat ediyoruz elimizden geldiğince. Zararların farkındayız, birde evlat olunca korumamız gereken...
    Misal, köyümüzden doğal ürünler alıyoruz senede- gidince. Şehir dışı gezilerimizde yine gittiğimiz yerlere özel gıdalardan alıyoruz ama öyle çarşı pazardan değil, köşe başı köylülerden yada kendi evinin önüne tezgah açmış, dalından koparmış, eliyle yoğurmuş kendi unundan vs. Eşimin memleketinden evde yappılmış zeytinyağı, zeyzinyağ sabunu ki en sevdiğim, alıp geliyoruz. Kendi elimizle dağlardan topladığımız ıhlamur, kekik, papatya vs. ne bulursam taşırım eve. Meyveleri kurutup yemeye vs. dikkat ederim. Kıyafet seçimlerimde imkan varsa pamuklular tercihimdir. Şimdi aklıma gelenler bunlar.Şehirde olup kimyasaldan zararlardan korunmak o kadar kolay değil ama ne kadarını bulup kullansak o kadar iyi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgilş Lovehouse,
      Sen işin şanslı kısmını yaşayanlardansın arkadaşım. Maalesef senin kadar geniş imkanlarım olduğunu söyleyemeyeceğim. Zira yaşadığım çevrede bunlara erişimim çok kısıtlı. İnternet üzerinden sipariş vermek konusunda güvenim yok, güvenemiyorum istemsizce.
      Ben radikal bir kararla tüm kimyasal cilt bakım ürünlerini bıraktım, çok şey değişti.
      Doğal, hakiki zeytinyağlı sabun aldım.
      Çok faydasını gördüm kısa süre içerisinde.
      Umarım sen kadar imkanlara ulaşma fırsatım olur. Bakalım:)

      Sil
  10. Selam.
    Bazen doğal ürünlerin bile doğal olduğuna inanamıyorum ...
    Yine de dığala yakın olanını almayı tercih ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten artık sağlıklı ürün olduğuna dair inancım sıfır. Kıyısından köşesinden, ismini değiştirerek yine buluyorlar o kimyasalları ürünlere. Kötünün iyisini arıyoruz artık.
      Hayırlısı.

      Sil
  11. Yazdıklarında çok hakılısın canım. Doğal yazan ürünlerin bile doğal olduğuna inanmıyorum. En iyisi bir köye yerleşip, kendi meyve ve sebzemizi yetiştirip, yememiz. Fazla kozmetik ürünü kullanan biri değilim. Önceden rahmetli anneannem zeytinyağlı sabunları kendi yapardı. Hem banyomuzu, hem de çamaşırları onunla elinde yıkardı. Şimdi sanki modern bir hayatla içeriklerini bilmediğimiz zehirlerle yaşamaya mahkum edilmiş gibiyiz.
    Bu olay biraz da şuna benziyor. Köy kahvaltısına gittiğimiz bir mekanda karşımıza nutella çıkması gibi :)) Hani köy kahvaltısıydı? Doğal denen ürünler de buna benzer işte :)
    Emeklerine sağlık canım. Güzel bir farkındalık konusuydu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden her şey çok başkaydı. Parfüm ve kimyasallar bu denli karışmamıştı hayatımıza. Böylesine masum gözükmemişti hiç. Şimdi ise bambaşka bir boyutta bu durum. Hayrolsun sonumuz, ne diyeyim ki...
      Köye gitsem tohumdan bile şüphe duyarım, düşün :)

      Sil
  12. Ben saç derisinde egzama olan biri olarak,hem de yıllardır, bu durumdan ve alerjik maddelerden gerçekten bıkmış durumdayım. Artık bebe şampuanı kullanmaya basladim ve sadece o duştan sonra beni kasindirmiyor. Bi de memleketten aldığım sabunlar. Onlar da cildi kurutuyor ve yine sonuç egzama. Ne yapacagimi sasirdim artık gerçekten doğal şeyler "dogal" olsun. Sözde doğal değil. Teşekkürler buna degindigin için...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Egzama saçımda değil ancak sağ elimde var. Arada kaybolan, arada huysuz bir kaşıntıyla ortaya çıkan türden. Ve ne zaman doğallıktan uzak kalsam hemen kendini belli eder. Artık temiz olan tek bir şey bile bulamaz oldum. Çok üzücü.

      Sil
  13. Ne yazık ki bu konuda herkes bu kadar hassas ve bilinçli değil.. Yiyecekler hatta kullandığımız bakım ürünleri dahi doğal olmalı bence.. Sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatımızda temiz kalabilmiş tek bir şey dahi yok korkarım ki. Bundan daha kötü ne olabilir ki?
      Çokça sevgiler canım arkadaşım...

      Sil
  14. Doğal,organik,bitkisel diye lanse edilen ürünlerin bile masumluğundan emin değilim ben...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki bende. Ki sen daha iyi bilirsin bu işleri... Birebir içindesin.

      Sil
  15. Maliyetlerin bir miktar artması normal. Endüstriyel seri üretimin maliyet tablosunu yakalamak mümkün değil. Ancak son yıllarda doğal adı altında suistimal ve haksız kazanç elde edildiği konusundaki gerçek de redddedilemez gerçek. Doğal sektörü sağlığı kullanarak tam bir vurgun endüstrisine döndü. Maalesef virüs gibi de yayıldı. Bundan iki yaz önce eşimin Karadenizdeki annesinin köyüne gittik. Oranın turistik bir yerleşim biriminde bir köylünün A101 den 4-5 domates alıp kaldırıma oturup, doğal diye sattığına, tabii ki en az 2 katı fiyatına gözlerimle şahit oldum. Fiyatlar 4-5 katına kadar çıkıyor bazı ürünlerde. Bunun izahı yok, ayrıca insanların sağlık endişelerinin kullanılması da çok çirkin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğal içeriklerin endüstriyel seri üretimle aynı olmasını beklemiyorum muhakkak. Ancak bahsettiğim husus seninde vurgu yaptığın haksız kazanç ve insanların iyi niyet ve taleplerini suistimal etmek... Bunca gelişmiş teknolojinin ardında endüstriyel seri üretim ile doğal içerik oluşturma arasındaki fiyat farkının 3 kat, 5 kat olması çok normal mi sence? Asla...
      O yüzden bu noktada bir sıkıntı söz konusu...Bugün eczanelerde sözüm ona doğal içerik diye bahsi geçen ürünler dahi doğallığından şüphe ettiriyor... Oysa eskiden eczane dedik mi akan sular dururdu, gözümüz kapalı alırdık ve o zaman verdiğimiz meblağlar asla gözümüze batmazdı, peki şimdi?

      Sil
  16. Ah hiç unutmuyorum mevsiminde organik diye tatsız tuzsuz 300 gr çileğe 20TL verdim... Arkadaşımda aynı adamdan yine mevsiminde 7 ya da 8 adet mandalinayı 15TL'ye aldı.

    40 yaşındayım ve bu yaşıma kadar aldığım hiç bir şeyin içeriğini okumamışımdır... Malessef.
    Paylaşım için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğal içerik artık ticaretin en canlı ve elle tutulur objesi haline geldi. 3er 5er insanlara ittirirken yeni fiyat skalasını hemen arkasından o bilindik cümle; ''ama bu doğaaaal''
      Oysa ne doğal, ne de doğru...
      Ne de alınan ücret makul. Ama hayat işte.

      Sil